İndirimli Kurumlar Vergisi (KVK 32/A) Nedir?
İndirimli kurumlar vergisi, belirli yatırımlar için devletin kurumlar vergisi oranında indirim yaparak yatırımcılara vergi teşviki sağladığı bir uygulamadır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesi kapsamında düzenlenen bu teşvik, yatırım teşvik belgesi almış yatırımlardan elde edilen kazançlara normal kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oranda vergi uygulanmasını mümkün kılar. Bu sayede yatırımcı, yatırımından elde ettiği kazancın bir kısmı için daha az vergi ödeyerek tasarruf eder ve bu tasarruf yatırıma katkı tutarı olarak yatırımın finansmanına destek olur. İndirimli kurumlar vergisi uygulaması, yatırımları teşvik etmek ve yatırım maliyetlerinin bir kısmını devletin vergi gelirinden vazgeçmesi yoluyla karşılamak amacıyla getirilmiştir.
Not: Kurumlar vergisi mükellefleri yanı sıra, gelir vergisi mükellefleri de bu indirimli vergi oranından yararlanabilir. Yani, bir şahıs firması yatırım teşvik belgesi kapsamında bu koşulları sağlıyorsa, elde ettiği yatırım kazançlarına indirimli gelir vergisi oranı uygulanması da mümkündür.
Kimler indirimli kurumlar vergisinden yararlanabilir?
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından, yatırım teşvik belgesi almış yatırımları bulunan kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilir. Yani Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen bir yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlar, bu teşvikten faydalanma hakkına sahiptir. Yatırımın tamamen veya kısmen işletilmeye başlanıldığı hesap döneminden itibaren, bu yatırımlardan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanabilir. Yatırım teşvik belgesinde belirtilen vergi indirim oranı (örneğin %60) ve yatırıma katkı oranı (örneğin %30) dikkate alınarak yatırım kazançlarına indirimli vergi avantajı sağlanır.
Bir mükellefin aynı anda birden fazla yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımı olabilir. Bu durumda her bir yatırım, kendi teşvik belgesi çerçevesinde indirimli vergi uygulamasından yararlanır. Yatırımın faaliyete geçmesiyle birlikte söz konusu yatırımdan elde edilen kazançlar, ilgili teşvik belgesindeki oranlar doğrultusunda indirimli vergiye tabi olur. Ayrıca, 2025 yılında yapılan yasal düzenleme ile indirimli vergi uygulaması süresine on yıllık bir üst sınır getirilmiş olup bu konuya aşağıda detaylı olarak değinilecektir.
Kimler indirimli kurumlar vergisinden yararlanamaz?
Aşağıdaki sektör ve faaliyetler, indirimli kurumlar vergisi teşvikinden yararlanamaz:
- Finans ve sigortacılık sektörü ile iş ortaklıkları: Bankalar, finansal kiralama (leasing) şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri gibi finans ve sigorta sektöründe faaliyet gösteren kurumlar ile iş ortaklıkları bu teşvik kapsamı dışındadır. Bu kurumların elde ettiği kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün değildir.
- Belirli yatırım türleri: Taahhüt işleri (ihale kapsamındaki inşaat-taahhüt işleri), Yap-İşlet modeliyle elektrik üretimi yatırımları (4283 sayılı Kanun kapsamındakiler), Yap-İşlet-Devret modeli çerçevesinde yapılan yatırımlar (3996 sayılı Kanun kapsamındakiler) ve rödövans sözleşmelerine bağlı madencilik yatırımlarından elde edilen kazançlar indirimli vergi teşvikinden yararlanamaz. Bu tür projelerden elde edilen kazançlara kanun gereği indirimli kurumlar vergisi uygulanmaz.
Yukarıda sayılan istisna ve kısıtlar dışındaki tüm sektörlerdeki teşvik belgeli yatırımlar indirimli kurumlar vergisi uygulamasından faydalanabilir.
Yatırıma katkı oranı ve yatırıma katkı tutarı nedir, nasıl hesaplanır?
Yatırıma katkı oranı, yatırım teşvik belgesinde belirlenen ve yapılacak yatırım harcamasının ne kadarının devlet tarafından vergi indirimi yoluyla karşılanacağını gösteren yüzdedir. Yatırıma katkı tutarı ise bu oran uygulanarak hesaplanan ve indirimli kurumlar vergisi sayesinde devletin vazgeçtiği toplam vergi tutarını ifade eder. Daha basit bir ifadeyle, yatırıma katkı tutarı yatırımcı açısından kazandığı toplam vergi avantajının (devletin sağladığı katkının) parasal tutarıdır.
Yatırıma katkı tutarı, yatırım tutarına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla bulunur. Örneğin yatırım teşvik belgesinde yatırıma katkı oranı %25 olarak belirtilmişse, 4 milyon TL’lik bir yatırım için devletin karşılayacağı tutar (yani toplam yatırıma katkı tutarı) 1 milyon TL olacaktır. Aşağıdaki örnek bu hesabı göstermektedir:
Toplam yatırıma katkı tutarı = Toplam yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı
= 5.000.000 TL x %25
= 1.250.000 TL
Söz konusu 1.250.000 TL, bu yatırım nedeniyle indirimli kurumlar vergisi uygulanması sonucunda devletin tahsilinden vazgeçeceği vergi tutarıdır. Yani yatırımcı bu yatırım sayesinde toplam 1.250.000 TL tutarında daha az vergi ödeyecektir.
Yatırıma katkı tutarının hesabında, bazı yatırım harcaması kalemleri dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, yatırım harcamaları içindeki arsa, arazi, royalti (maden ruhsatı hak bedelleri), yedek parça gibi kalemlerin tamamını veya bir kısmını yatırıma katkı hesabı dışında tutmaya yetkilidir. Nitekim yayımlanan kararlara göre arazi, arsa, royalti, yedek parça ve amortismana tabi olmayan diğer harcamalar indirimli kurumlar vergisi uygulamasına konu yatırım harcaması olarak sayılmamaktadır. Dolayısıyla bu tür harcamaların tutarları yatırıma katkı tutarı hesaplanırken yatırım tutarından çıkarılır.
İndirimli kurumlar vergisi ne zaman ve nasıl uygulanır?
İndirimli kurumlar vergisi uygulaması, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımınız kısmen veya tamamen işletilmeye başladığında devreye girer. Yatırımın fiilen üretime veya faaliyete geçtiği geçici vergi döneminden (yani ilgili çeyrek dönemden) itibaren, bu yatırımdan elde edilen kazançlar indirimli kurumlar vergisine tabi olabilir. İndirimli vergi uygulaması, teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranına göre, yatırımınızdan elde ettiğiniz kazanca normal kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oranda vergi hesaplanması anlamına gelir.
Yatırım kazançlarına indirimli vergi uygulanırken, yatırım teşvik belgesinde belirtilen yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar bu uygulama sürer. Yani, indirimli oranda vergi uygulamak suretiyle devletin vazgeçtiği toplam vergi tutarı, yatırımınız için hesaplanan yatırıma katkı tutarına eriştiğinde teşvik hakkı dolmuş olur. Diğer bir deyişle, yatırımınız için öngörülen toplam vergi desteği tamamlandığında, yatırım kazançlarınız tekrar normal oranında vergilendirilmeye başlar. (Yeni düzenleme gereği, 24/7/2025 sonrası alınan teşvik belgelerinde bu indirimli vergi uygulaması en fazla on hesap dönemi ile sınırlandırılmıştır; bu konu aşağıda ayrıntılı olarak ele alınacaktır.)
İndirimli verginin uygulanışı indirim oranına bağlı olarak kurumlar vergisi oranınızın düşürülmesi şeklindedir. Örneğin kurumlar vergisi oranı %20 ve teşvik belgenizde vergi indirim oranı %60 ise, ilgili yatırım kazancınıza fiilen uygulanacak kurumlar vergisi oranı %8 olacaktır (çünkü %20 – (%20 x %60) = %8). Aşağıdaki örnek, indirimli verginin kazanca uygulanışını ve katkı tutarının hesaplanışını göstermektedir:
Hesaplamalar:
Toplam yatırıma katkı tutarı = 8.000.000 TL x %40 = 3.200.000 TL
2015 yılında gerçekleştirilen yatırım harcamasına isabet eden (o yıl için hak kazanılan) yatırıma katkı tutarı = 1.000.000 TL x %40 = 400.000 TL
(B) A.Ş.’nin 2015 hesap döneminde, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki bu yatırımından elde ettiği 300.000 TL kazanca uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranı ile yararlanılan yatırıma katkı tutarı aşağıdaki gibidir:
İndirimli KV oranı = [KV oranı – (KV oranı x Vergi indirim oranı)]
= [%20 – (%20 x %60)] = %8
- Yatırımdan elde edilen kazanç: 300.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek KV (300.000 TL x %20): 60.000 TL
- İndirimli orana göre hesaplanan KV (300.000 TL x %8): 24.000 TL
- Yararlanılan yatırıma katkı tutarı (60.000 TL – 24.000 TL): 36.000 TL
(B) A.Ş., 2015 yılında yatırımın kısmen işletilmesinden elde ettiği 300.000 TL kazanca indirimli (%8) kurumlar vergisi uygulayarak 36.000 TL’lik vergi avantajından yararlanmıştır. Dolayısıyla, aynı yıl gerçekleştirilen yatırım harcaması dolayısıyla hak kazanılan 400.000 TL’lik yatırıma katkı tutarının 364.000 TL’lik kısmı (400.000 – 36.000) o yıl kullanılamamış kalmıştır. Bu kullanılmayan kısım, izleyen hesap dönemlerinde söz konusu yatırımın ileriki yıllarda sağlayacağı kazançlara indirimli vergi uygulanması suretiyle kullanılabilecektir. (Yatırım izleyen yıllarda kazanç üretmeye devam ettikçe, kalan katkı tutarı indirimli vergi yoluyla tüketilecektir.)
Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi, indirimli kurumlar vergisi uygulamasına geçildiğinde önce yatırım kazancına genel oran yerine indirimli oran tatbik edilerek ödenecek vergi azalır; bu azalış yatırımcı açısından o dönemdeki yararlanılan yatırıma katkı tutarıdır. Kullanılamayan katkı tutarı ise sonraki dönemlere devreder.
Önemli: Yatırımınız kazanç elde etmeye başladığı halde, ilgili bir hesap döneminde indirimli vergi uygulanabilecek kazanç olmasına rağmen indirim hakkından faydalanılmazsa (örneğin elde edilen kazanç o yıl indirimli vergiye tabi tutulmazsa), bu döneme ilişkin kullanılmayan yatırıma katkı tutarı izleyen dönemlerde yararlanılamaz. Yani yararlanma imkânı varken kullanılmayan katkı hakları yanar, sonraki yıllara devredilmez.
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasının süresi ne kadardır?
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasında, yeni düzenlemelerle belirli bir süre sınırlaması getirilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesine 2025 yılında eklenen hüküm gereği, indirim hakkının kullanılmaya başlandığı ilk hesap dönemi dahil en fazla 10 hesap dönemi boyunca indirimli kurumlar vergisi uygulanabilir. Bu on yıllık süre geçtikten sonra, yatırıma katkı tutarınız henüz tamamen kullanılmamış olsa dahi kalan tutar için indirimli oran uygulanması sona erer (normal vergi oranına dönülür).
Ancak, bu düzenleme yürürlüğe girerken geçiş hükümleri öngörülmüştür. 24/7/2025 tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgelerine on yıllık süre sınırı uygulanırken, bu tarihten önce teşvik belgesi almış bazı yatırımlar eski kurallara tabidir. Aşağıdaki örnekler, yeni uygulamanın hangi durumlarda geçerli olduğunu göstermektedir:
Buna göre mükellef, 2025 hesap döneminden başlayarak indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanmaya başlayacak ve 2034 hesap dönemi sonuna kadar (dahil) indirimli vergi uygulamasından faydalanabilecektir. 2034 hesap dönemi sonunda dahi hâlâ kullanılamamış yatırıma katkı tutarı kalırsa, 2035 ve izleyen hesap dönemlerinde bu kalan tutar için indirimli vergi uygulanamayacaktır.
(D) A.Ş.’nin 2025 hesap döneminde indirim hakkını kullanabileceği kazanç matrahı bulunmaması ve indirim hakkının ilk olarak 2026 hesap döneminde ortaya çıkması halinde ise, 2035 hesap dönemi sonuna kadar indirimli vergi uygulanabilecektir. (Yani indirimden ilk yararlanılan yıl 2026 olursa, 2026 dâhil on dönem sayılarak 2035 sonuna kadar süre tanınır.)
On yıllık süre sınırı her bir yatırım teşvik belgesi için ayrı ayrı hesaplanır. Mükellefin farklı yatırımları varsa, her belge kendi on yıllık süresini takip eder.
Yukarıdaki örneklerden görüleceği üzere, 16/6/2025 tarihinden önce teşvik belgesi başvurusu yapılıp onaylanan yatırımlar ile 24/7/2025’ten önce teşvik belgesini almış yatırımlar eski mevzuata tabi olup indirim uygulamasında süre sınırı yoktur. 24/7/2025 ve sonrasında alınan teşvik belgeleri için ise indirimli vergi uygulaması, indirimden yararlanılmaya başlanan ilk yıldan itibaren en fazla 10 hesap dönemiyle kısıtlanmıştır. Ayrıca, bu yeni teşvik belgeleri için indirimli vergi oranı da sabitlenmiştir – Cumhurbaşkanı Kararı ile indirim oranı %60 olarak belirlenmiştir. (Örneğin, genel kurumlar vergisi oranı %25 ise indirimli oran %10 olarak uygulanır.)
Son olarak, tekrar vurgulamak gerekir ki, yararlanılmadığı halde kullanma imkânı olan katkı tutarları ileriki dönemlere devredilemez. İndirimli vergi uygulaması süresince, her bir hesap dönemi için mevcut imkanlar azami ölçüde kullanılmalıdır; aksi takdirde kullanılmadan geçen katkı hakları ileride telafi edilemez.
Yatırım devam ederken diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanabilir mi?
Evet, yatırım döneminde (yani yatırımınız tamamlanıp tam kapasite faaliyete geçmeden önce) de indirimli kurumlar vergisi avantajından kısmen yararlanmak mümkündür. Kanunun 32/A maddesine 2012 yılında eklenen bir hükümle, yatırım dönemi içinde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara da indirimli kurumlar vergisi uygulanabilmesinin önü açılmıştır. Bu uygulamanın amacı, yatırım henüz üretime tam olarak geçmese bile, şirketin başka faaliyetlerinden kazanç varsa, yatırım teşvikinden bir miktar erken yararlanabilmesini sağlamaktır.
Ancak burada önemli bir sınırlama vardır: Diğer faaliyet kazançlarına uygulanabilecek indirim, toplam yatırıma katkı tutarının belirli bir kısmı ile sınırlandırılmıştır. Cumhurbaşkanı, toplam yatırıma katkı tutarının en fazla %50’sine kadar olan bir kısmına, yatırım döneminin başından itibaren ilk bazı yıllar için (dördüncü hesap dönemi sonuna kadar) indirimli vergi uygulanmasına izin verebilir. Mevcut kararlar uyarınca, 24/7/2025 tarihinden itibaren alınan teşvik belgelerinde diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanabilecek kısım toplam katkı tutarının en fazla %50’si olup, bu uygulama yatırımın başladığı hesap dönemi dâhil ilk dört hesap dönemi ile sınırlıdır. Dört dönem sonunda yatırım henüz tamamlanmamış olsa bile, diğer faaliyet kazançlarına indirim uygulaması sona erer; indirim hakkı devam ediyorsa sadece yatırımın kendi kazançlarıyla kullanılmaya devam edilir.
2012/3305 sayılı karar kapsamındaki teşvik belgeleri için, yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlara uygulanabilecek katkı tutarı yatırıma katkı tutarının %80’i olarak uygulanmaktaydı.
Aşağıdaki örnekler, yatırım tamamlanmadan önce diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanmasının çeşitli durumlarını göstermektedir:
Bu durumda, (B) A.Ş. 2025 hesap döneminden itibaren diğer faaliyet kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanmaya başlayabilir. Yatırım dönemi devam ettiği için, 2028 hesap dönemi sonuna kadar (2025 dâhil dört dönem) diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanabilecektir. 2028 hesap dönemi sonunda dahi bu kapsamda kullanılamamış yatırıma katkı tutarı kalırsa, 2029 ve sonrasında diğer faaliyet kazançları için indirimli vergi uygulanamayacaktır.
Eğer (B) A.Ş.’nin 2025 yılında diğer faaliyet kazançları olmasaydı ve indirim hakkı ilk olarak 2026 hesap döneminde ortaya çıksaydı, bu durumda da en son 2029 hesap dönemi sonuna kadar indirimli vergi uygulaması yapılabilecekti. (Yani yatırım döneminde diğer kazançlardan yararlanma hakkı, indirim hakkının doğduğu ilk yıl dahil dört yıl sürer.)
Buna göre (D) A.Ş.’nin toplam yatırıma katkı tutarı = 21.000.000 TL x %40 = 8.400.000 TL’dir. Henüz yatırımın kendisi kazanç getirmediği için 2025 yılında sadece diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanabilecektir.
Diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanırken iki ayrı sınır hesaplanır:
- 1. sınır: Toplam yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı x Cumhurbaşkanı’nca belirlenen oran
= (12.000.000 TL x %40) x %50 = 4.200.000 TL
(Bu, 2025 ve sonrası alınan belgelerde diğer faaliyetlere uygulanabilecek azami katkı tutarıdır.) - 2. sınır: O dönem hak edilen yatırıma katkı tutarı = Gerçekleştirilen yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı
= 12.000.000 TL x %40 = 4.800.000 TL
Bu iki sınırdan küçük olanı, diğer faaliyet kazançlarına o dönem uygulanabilecek katkı tutarının üst sınırını belirler. Dolayısıyla (D) A.Ş. için diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi ile kullanılabilecek azami tutar 4.200.000 TL olacaktır (Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen %50’lik sınır, o yıl hak edilen 4.800.000 TL’nin altında olduğu için belirleyici sınır 4.200.000 TL’dir).
(D) A.Ş.’nin 2025 yılında diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulaması şöyle gerçekleşecektir:
İndirimli KV oranı = [%25 – (%25 x %60)] = %10
- Diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç (matrah): 30.000.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek vergi (30.000.000 x %25): 7.500.000 TL
- 2025’te diğer faaliyet kazançları için yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı: 4.200.000 TL
- İndirimli KV matrahı (indirimli vergiye tabi kazanç) = 4.200.000 TL / (%25 – %10) = 28.000.000 TL
- İndirimli orana (%10) tabi matrah üzerinden hesaplanan KV (28.000.000 x %10): 2.800.000 TL
- Genel orana (%25) tabi matrah (30.000.000 – 28.000.000 = 2.000.000 TL) üzerinden hesaplanan KV: 500.000 TL
- Ödenecek toplam kurumlar vergisi = 2.800.000 + 500.000 = 3.300.000 TL
(D) A.Ş.’nin diğer faaliyet kazançlarının 28.000.000 TL’lik kısmına indirimli vergi uygulanmış, kalan 2.000.000 TL’lik kısmı genel oranda vergilendirilmiştir. Bu sayede devletin tahsilinden vazgeçtiği vergi tutarı 4.200.000 TL (28.000.000 TL’nin %25’i eğer indirim olmasa ödenecek 7.000.000 TL iken, %10 indirimli vergiyle 2.800.000 TL ödendi; aradaki fark 4.200.000 TL’dir) olarak gerçekleşmiştir. Böylece (D) A.Ş., 2025 yılı için diğer faaliyet kazançlarına ilişkin kullanılabilecek katkı tutarının tamamını (4.200.000 TL’yi) o yıl içinde kullanmıştır. Henüz tamamlanmamış bu yatırım için 2026 ve sonrasında (dört yıllık süre dolduğu için) diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanamayacaktır.
Öte yandan (D) A.Ş.’nin toplam yatırıma katkı tutarının kalan [(8.400.000 – 4.200.000) =] 4.200.000 TL’lik kısmı, yatırım ileride işletmeye geçtiğinde bu yatırımdan elde edilecek kazançlara indirimli vergi uygulanarak kullanılmaya devam edilebilecektir.
(E) A.Ş., yatırımını 12/3/2026 tarihinde fiilen tamamlamış ve 15/4/2026 tarihinde tamamlama vizesi için Bakanlığa müracaat etmiştir. Takvim yılı hesabı yapan (E) A.Ş., indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dört hesap dönemi boyunca diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulayabilir.
(E) A.Ş., 2025 hesap döneminde diğer faaliyetlerinden 25.000.000 TL kazanç elde etmiştir. Bu dönemde yeni yatırımının henüz bir kazancı yoktur (yatırımdan gelir elde edilmemiştir).
Diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulamasında sınırlar şöyle olacaktır:
- 1. sınır: (35.000.000 TL x %30) x %50 = 5.250.000 TL (diğer faaliyetlere uygulanabilecek katkı tutarı üst limiti)
- 2. sınır: Hak edilen yatırıma katkı tutarı = 2.800.000 TL x %30 = 840.000 TL
Dolayısıyla, (E) A.Ş.’nin 2025 yılında diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergiyle kullanabileceği tutar, 840.000 TL’yi geçemez. Başka bir deyişle, 2025’te diğer faaliyet kazançlarına uygulanabilecek indirimli vergi avantajı en fazla 840.000 TL’lik katkı tutarına denk gelecektir.
İndirimli KV oranı [%25 – (%25 x %60)] = %10
- Diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç (matrah): 25.000.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek vergi: 6.250.000 TL
- 2025’te diğer faaliyet kazançları için kullanılabilecek yatırıma katkı tutarı: 840.000 TL
- İndirimli KV matrahı [840.000 / (0,25 – 0,10)] = 5.600.000 TL
- İndirimli orana tabi matrah vergisi (5.600.000 x %10): 560.000 TL
- Genel orana tabi matrah (25.000.000 – 5.600.000 = 19.400.000 TL) vergisi: 4.850.000 TL
- Ödenecek toplam vergi = 560.000 + 4.850.000 = 5.410.000 TL
2025’te diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanması sayesinde 840.000 TL’lik vergi avantajı elde edilmiştir. Böylece, toplam yatırıma katkı tutarının diğer faaliyet kazançlarına ayrılan 5.250.000 TL’lik kısmından 840.000 TL kullanılmış, kalan 4.410.000 TL’lik kısım ileride bu oranda kullanılabilecektir (şartları sağlamak kaydıyla).
Bu noktada dikkat edilmesi gereken, ilk dört hesap dönemi içinde diğer faaliyet kazançlarına kullanılmayan kısmın (bu örnekte 5.250.000 – 840.000 = 4.410.000 TL), yatırım tamamlandıktan sonra, kalan yatırım katkı tutarını aşmamak kaydıyla yatırımın kendi kazançlarına (yani yatırım işletmeye geçtikten sonra elde edilecek kazançlara) on yıl içinde uygulanabileceğidir.
Dolayısıyla (E) A.Ş. için 2028 hesap döneminden sonra diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlar artık genel oranda vergilendirilecek; 2029–2034 hesap dönemleri arasında ise (on yıllık süre tamamlanana kadar), ilk dört dönemde kullanılmayan katkı tutarına ulaşılıncaya dek sadece bu yatırımın kendi kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
Bu durumda:
Yatırıma katkı tutarı = 12.000.000 TL x %40 = 4.800.000 TL
2025’te gerçekleştirilen yatırım harcaması dolayısıyla hak kazanılan yatırıma katkı tutarı = 6.000.000 TL x %40 = 2.400.000 TL
Yatırımdan elde edilen kazanca indirimli vergi uygulanması:
İndirimli KV oranı = [%25 – (%25 x %60)] = %10
- Yatırımdan elde edilen kazanç: 2.000.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek vergi (2.000.000 x %25): 500.000 TL
- İndirimli vergi oranı (%10) ile hesaplanan vergi (2.000.000 x %10): 200.000 TL
- Yararlanılan yatırıma katkı tutarı (500.000 – 200.000): 300.000 TL
(F) A.Ş., 2025 yılında yatırımın kısmen işletilmesinden elde ettiği 2.000.000 TL kazancı üzerinden sadece 200.000 TL vergi ödeyerek 300.000 TL vergi avantajından yararlanmıştır.
Diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulanması:
- Sınır: (12.000.000 TL x %40) x %50 = 2.400.000 TL
- Sınır: Hak edilen yatırıma katkı tutarı = 2.400.000 TL (Bu yatırım için 2025’te hak kazanılan katkı zaten 2.400.000 TL idi)
Her iki sınır da aynı tutarda olduğundan, (F) A.Ş.’nin 2025 yılında diğer faaliyet kazançları için indirimli vergiyle kullanabileceği azami katkı tutarı 2.400.000 TL olacaktır.
- Kurumlar vergisi matrahı (toplam kazanç): 22.000.000 TL (2 milyon yatırım kazancı + 20 milyon diğer faaliyet kazancı)
- İndirimli KV olmasaydı toplam vergi (22.000.000 x %25): 5.500.000 TL
- Yararlanılabilecek azami yatırıma katkı tutarı (diğer faaliyetler için): 2.400.000 TL
- İndirimli KV oranı: %10
- İndirimli vergiye tabi kazanç tutarı [2.400.000 / (0,25 – 0,10)]: 16.000.000 TL
- İndirimli orana (%10) tabi kazanç üzerinden vergi (16.000.000 x %10): 1.600.000 TL
- Kalan kazanç (22.000.000 – 16.000.000 = 6.000.000 TL) üzerinden genel oranda vergi (6.000.000 x %25): 1.500.000 TL
- Ödenecek toplam vergi = 1.600.000 + 1.500.000 = 3.100.000 TL
(F) A.Ş., 2025 yılında diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazancın 16.000.000 TL’lik kısmına indirimli vergi uygulayarak 2.400.000 TL’lik vergi avantajı sağlamıştır. Böylece (F) A.Ş., diğer faaliyet kazançları için kullanılabilecek toplam 2.400.000 TL katkı tutarının tamamından 2025 yılında faydalanmış olmaktadır. Bu nedenle, müteakip üç hesap döneminde (2026, 2027, 2028) diğer faaliyet kazançlarına bu yatırım dolayısıyla indirimli vergi uygulanmasına imkân kalmamıştır.
Öte yandan (F) A.Ş.’nin toplam yatırıma katkı tutarının kalan (4.800.000 – 2.400.000 =) 2.400.000 TL’lik kısmı, bu yatırımın işletilmesinden elde edilecek kazançlara indirimli vergi uygulanmak suretiyle kullanılabilecektir.
Ayrıca (F) A.Ş., 2025 yılında yatırım kazançlarına indirimli vergi uygulayarak 300.000 TL katkı tutarını kullanmıştır. Bu durumda hak kazanılan 2.400.000 TL’lik yatırıma katkı tutarının kalan (2.400.000 – 300.000 =) 2.100.000 TL’si, on hesap dönemiyle sınırlı olmak kaydıyla, gerçekleştirilen yatırım harcaması üzerinden hak kazanılan tutarı aşmamak üzere sadece bu yatırımın kendi kazançlarına indirimli vergi uygulanmak suretiyle kullanılmaya devam edilebilecektir.
Yukarıdaki örnekler özetlenecek olursa; teşvik belgesi kapsamındaki yatırımınız işletmeye geçmeden önce, ilk dört yıl boyunca diğer faaliyet gelirlerinizin bir kısmına indirimli kurumlar vergisi uygulayabilirsiniz. Bu uygulama, teşvik belgenizdeki yatırıma katkı tutarının belirli bir oranına kadar yapılabilir (genellikle toplam katkının %50’si kadar). Dört yıllık süre bitince (veya bu süre içinde söz konusu azami tutar kullanıldıysa daha erken), yatırım tamamlanana kadar diğer faaliyet kazançlarınız normal şekilde vergilenir. Yatırım tamamlandıktan sonra kalan katkı tutarınız varsa, bunu yalnızca yatırımınızın kendi kazançlarına (yatırımın faaliyete geçmesiyle elde edilen kazanca) indirimli vergi uygulayarak, toplamda on yıla kadar kullanmaya devam edersiniz.
Diğer faaliyet kazançlarının kapsamı: Yatırımınızdan elde edilen kazançlar dışındaki tüm kazançlarınız “diğer faaliyet kazançları” sayılır. Örneğin aynı işletmenin teşvik belgesi olmayan faaliyetlerinden elde ettiği ticari kazançlar, finansman gelirleri vb. diğer faaliyet kazancı olarak değerlendirilir. Ancak bir yatırım tamamlanıp indirimli vergi hakkı sona erdikten sonra, o yatırımdan elde edilen kazançlar da artık indirim kapsamında olmadığından diğer faaliyet kazancı sayılarak normal oranda vergilendirilecektir.
Birden fazla teşvik belgesi varsa: Eğer mükellefin birden fazla yatırımı (teşvik belgesi) varsa ve ilk dört yıllık diğer kazanç indirim hakkını kullanırken, sınırlı bir kazanç tutarı varsa hangi yatırımın indirim hakkını öncelikle kullanacağına mükellef karar verebilir. Yani şirketiniz, diğer faaliyet kazançlarına indirim uygularken hangi yatırımın katkı tutarını önce kullanmak istediğini seçebilir. Bu tercih, dört yıllık süre içinde kullanılabilecek katkı hakkının en verimli şekilde değerlendirilmesine olanak sağlar.
Ayrıca, bir hesap döneminde elde edilen toplam kazanç, birden fazla teşvik belgeli yatırımınızın o dönemki kazançlarının toplamından düşük olursa, her bir yatırımın kazancına indirim uygulaması yapılırken, toplam kazanç ilgili yatırımların kazançlarına oransal olarak dağıtılır. Bu, kazancınız tüm yatırımlarınızın kazancını karşılamaya yetmediğinde, vergi indirim avantajının yatırımlar arasında orantılı paylaşılması anlamına gelir.
Tevsi (genişletme) yatırımlarda indirimli vergi nasıl uygulanır?
Tevsi yatırım, mevcut bir işletmede kapasite artışı veya genişletme amacıyla yapılan ilave yatırım demektir. Tevsi yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulaması, yatırımınızdan elde edilen kazancın mevcut işletme kazancından nasıl ayrıştırılacağına bağlıdır. Burada iki durum söz konusu:
- Tevsi yatırım kazancını ayrı izleyebilmek: Eğer genişletme yatırımınızdan doğan kazançları işletmenizin muhasebesinde diğer faaliyet kazançlarınızdan ayrı olarak tespit edebiliyorsanız, bu kazançlar doğrudan indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanır. Örneğin, genişletme sonucu oluşan yeni üretim hattının karını ayrı bir hesapta takip ediyorsanız, bu kar indirimli vergiye tabi olabilir.
- Kazanç ayrı izlenemiyorsa (birleşik ise): Tevsi yatırımla elde edilen ilave kazanç, işletmenin toplam karından ayrılamıyorsa, vergi indirimine tabi tutulacak kazanç tutarını oransal bir hesaplamayla belirlemeniz gerekir. Bu hesaplama, yapılan tevsi yatırım harcamasının, dönem sonu itibarıyla işletmenin aktifine kayıtlı toplam sabit kıymet tutarına oranlanması suretiyle yapılır. Yani, yeni yatırımın maddi duran varlıklar içindeki payı ne ise, toplam dönem karının o kadarlık kısmı indirimli vergiye tabi kazanç kabul edilir.
Bu yöntem bir tercih hakkı değildir, kazancınızı ayrı izleyemiyorsanız oransal hesaplama yapmak zorundasınız. Oransal hesaplamada, dönem sonu toplam sabit kıymet tutarına arsa, arazi gibi amortismana tabi olmayan varlıklar dahil edilmez; amortismana tabi varlıklar ise brüt (birikmiş amortisman düşülmeden önceki) tutarlarıyla dikkate alınır. Ayrıca enflasyon düzeltmesi yapılmış değerler varsa, sabit kıymetlerin düzeltilmiş değerleri kullanılır.
Birden fazla tevsi yatırımınız varsa, hesaplamada işletmedeki tüm sabit kıymetlerin toplamı baz alınır (sadece ilgili bölüme ait değil, tüm aktif sabit kıymetler toplanır).
Tevsi yatırımlarda hak kazanılan yatırıma katkı tutarına birkaç yılda ulaşılabilir. Bu durumda her yıl sonunda oranlamayı yeniden yaparak o yıla ait indirimli vergiye tabi kazanç tutarını hesaplamak gerekir. Geçici vergi dönemlerinde de aynı şekilde, ilgili geçici vergi dönemi sonu değerlerini kullanarak hesaplama yapılır.
Konuyu somutlaştırmak için bir tevsi yatırım örneği inceleyelim:
2014 hesap döneminde şirketin ticari bilanço karı 200.000 TL, kurumlar vergisi matrahı ise 100.000 TL’dir. Tevsi yatırımla elde edilen kazanç ayrı tespit edilememektedir (genişleme yatırımının karını ayrı ayıramıyoruz). (Yatırıma katkı oranı: %40, vergi indirim oranı: %70)
(H) A.Ş.’nin 2014 yılı sonunda aktifine kayıtlı sabit kıymetlerinin amortisman öncesi brüt tutarları aşağıdaki gibidir:
- 250-Arazi ve Arsalar: 750.000 TL
- 252-Binalar: 2.000.000 TL
- 255-Demirbaşlar: 1.000.000 TL
- 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar: 1.000.000 TL
- TOPLAM (brüt): 4.750.000 TL
Bu toplam değerin içinde amortismana tabi olmayan boş arazi ve arsa tutarı 750.000 TL’dir. Arazi ve arsa indirimli vergi hesaplamasında dikkate alınmayacağı için, hesaplamaya esas alınacak sabit kıymet tutarı 4.750.000 – 750.000 = 4.000.000 TL olarak dikkate alınacaktır.
Tevsi yatırımla oransal kazanç hesaplaması:
Tevsi yatırıma isabet eden kazanç tutarı = (Gerçekleşen tevsi yatırım harcaması / Dönem sonu toplam sabit kıymet tutarı) x Ticari bilanço kârı
= (1.000.000 TL / 4.000.000 TL) x 200.000 TL
= %25 x 200.000 TL
= 50.000 TL
Buna göre, indirimli kurumlar vergisine tabi tutulacak kazanç matrahı 50.000 TL’dir. (H) A.Ş.’nin 2014 yılı kurumlar vergisi matrahı 100.000 TL olduğundan, bunun 50.000 TL’lik kısmı indirimli vergiye tabi olacak, kalan 50.000 TL normal oranda vergilenecektir.)
Yatırıma katkı oranı %40 olduğuna göre, toplam yatırıma katkı tutarı = 1.000.000 TL x %40 = 400.000 TL’dir.
2014 yılı indirimli vergi hesaplaması:
- Kurumlar vergisi matrahı (toplam): 100.000 TL
- İndirimli vergi oranı = [%20 – (%20 x %70)] = %6 (normal oran %20, %70 indirim olunca kalan %6 uygulanır)
- İndirimli orana tabi matrah: 50.000 TL (yukarıda hesapladığımız tevsi kazanç tutarı)
- Bu kısım üzerinden vergi = 50.000 x %6 = 3.000 TL
- Genel orana tabi matrah: 50.000 TL (100.000 – 50.000 kalan kısım)
- Bu kısım üzerinden vergi = 50.000 x %20 = 10.000 TL
- Ödenecek toplam vergi = 3.000 + 10.000 = 13.000 TL
Bu durumda, indirimli vergi uygulanması sayesinde (H) A.Ş.’nin 7.000 TL daha az vergi ödemesi sağlanmıştır (normalde 100.000 TL x %20 = 20.000 TL vergi olacaktı, indirimli vergi ile 13.000 TL ödendi, aradaki fark 7.000 TL’dir). İşte bu 7.000 TL, 2014 yılında tevsi yatırım nedeniyle yararlanılan yatırıma katkı tutarıdır. (H) A.Ş.’nin o yıl hak kazandığı 400.000 TL’lik katkı tutarının yalnızca 7.000 TL’si kullanılmış, kalan 393.000 TL gelecek dönemlere devretmiştir.)
Not: (H) A.Ş., yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden kazanç elde etmiş olsaydı, şartları taşıması kaydıyla bu kazançlarına da indirimli vergi uygulanabilirdi. (Örneğin tevsi yatırım sürerken başka faaliyet karı olsaydı ilk dört yıl kuralı çerçevesinde onlara da indirim mümkün olabilecekti.)
24/7/2025 sonrasında alınan teşvik belgelerinde ise, tevsi yatırımlar için de on yıllık süre sınırı geçerlidir. Yani tevsi yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırım tamamlandığında kullanılmayan katkı kalmışsa bile, ilk indirim uygulanan dönem dahil azami on yıl boyunca indirimli vergi uygulanabilir. Diğer faaliyet kazançlarına indirim uygulanması da yine dört dönem ile sınırlıdır.
Örneğimizde tevsi yatırım kazancının ayrı izlenemediği durumda oransal bir hesaplamayla indirimli vergiye tabi kazanç belirlendi. Sonuç olarak, 50.000 TL’lik kazanca indirimli vergi uygulanarak 7.000 TL vergi avantajı elde edildi ve toplam 400.000 TL katkı hakkının 393.000 TL’si ileriki yıllara kaldı. Genişletme yatırımları için kritik nokta, yatırımın getirdiği karı doğru belirlemek ve yalnızca o kısma indirimli vergi uygulamaktır.
Yatırım tamamlanmaz veya teşvik şartlarına uyulmazsa ne olur?
İndirimli kurumlar vergisi avantajından yararlanmak için, yatırımın teşvik belgesindeki şartlara uygun şekilde tamamlanması ve işletmeye alınması gerekmektedir. Eğer yatırım teşvik belgesinde öngörülen şartlar yerine getirilmez, yatırım öngörüldüğü gibi tamamlanamazsa veya teşvik kapsamında olmadığı halde indirimli vergi uygulanırsa, sağlanan vergi avantajları geri alınır.
Başka bir ifadeyle, yatırımınız fiilen tamamlanmaz ve işletmeye geçmezse (özellikle yatırım döneminde indirimli vergiden faydalanmışsanız), indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler devlet tarafından sizden tahsil edilir. Bu tahsilat yapılırken vergi ziyaı cezası uygulanmaz, ancak yararlanılan tutarlar için gecikme faizi hesaplanır. Yani eksik ödenen vergiyi faiz ile birlikte ödersiniz fakat ceza kesilmez.
Aynı şekilde, Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen koşullara uyulmazsa – örneğin diğer faaliyet kazançlarına indirim uygularken izin verilen oranı aşıp fazla kullanım olursa veya on yıllık süre aşılarak indirimli vergi uygulanmaya devam edilirse – yine zamanında ödenmemiş vergiler gecikme faiziyle geri alınır (cezasız). Bu durumlar, teşvik şartlarına uyulmaması olarak değerlendirildiğinden avantaj iptal edilir.
Bunun dışında, teşvik kapsamı dışında olmasına rağmen haksız şekilde indirimli vergi uygulanmışsa (örneğin yararlanma hakkı olmayan bir kazanca yanlışlıkla indirimli oran uygulanması gibi), bu durumda vergi ziyaı söz konusu olacağından normal vergi cezası hükümleri devreye girer. Kısaca, haksız yararlanılan indirimli vergi her halükarda geri alınır; şart ihlallerinde faizli geri alma olurken, bariz haksız kullanımlarda vergi ziyaı cezası da uygulanabilir.
Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım devredilirse indirim hakkı ne olur?
Yatırımın el değiştirmesi, indirimli kurumlar vergisi uygulamasını duruma göre farklı etkiler:
- Yatırım, işletmeye geçmeden önce devredilirse: Kurumlar Vergisi Kanunu 32/A maddesi uyarınca, eğer yatırım faaliyete geçmeden (tamamlanmadan) başka bir kuruma devredilirse, devralan kurum ilgili mevzuattaki tüm koşulları aynen sağlamak kaydıyla indirimli vergi uygulamasından yararlanmaya devam edebilir. Bu durumda devreden kurum, yatırım henüz faaliyete geçmediği için kendisi indirimli vergiden hiç yararlanamamış olur ve yararlanması da mümkün değildir. Tüm hak, devralan tarafa geçer.
- Yatırım, kısmen veya tamamen faaliyete başladıktan sonra devredilirse: Yatırımınız işletmeyi kısmen veya tamamen faaliyete geçirdikten sonra devredilirse, devir tarihine kadar siz (devreden) indirimli vergiden yararlandınız demektir, devir tarihinden sonra ise devralan kalan haklardan yararlanabilir. Elbette devralan kurumun da teşvik mevzuatında belirtilen koşulları yerine getirmesi şarttır. Devreden olarak siz, devre kadar kullandığınız vergi indiriminden sorumlusunuz; devralan ise kalan yatırıma katkı tutarını kendi dönemlerinde kullanabilir.
Aşağıdaki örnek, yatırımın kısmen işletmeye geçmesinden sonra devredilmesi durumunu sayısal olarak açıklamaktadır:
Hesaplamalar (devir öncesi):
Yatırıma katkı tutarı = 8.000.000 TL x %60 = 4.800.000 TL
2015 yılında hak kazanılan katkı = 2.000.000 TL x %60 = 1.200.000 TL
Yatırımdan elde edilen kazanca kurumlar vergisi %80 indirimli uygulanacağı için, katkı tutarına ulaşıncaya kadar yatırım kazancı [%20 – (%20 x %80) =] %4 oranında vergilendirilecektir.
(K) A.Ş.’nin 2015 yılında yatırımdan elde ettiği 250.000 TL kazanç üzerinden %4 oranında hesaplanan kurumlar vergisi 10.000 TL olacaktır. Bu ilk yılda yararlanılan katkı tutarı ise: [(250.000 TL x %20) – (250.000 TL x %4)] = 40.000 TL’dir. (Normalde 50.000 TL vergi ödenecekken 10.000 TL ödendi, 40.000 TL vergi avantajı sağlandı.)
Devir sonrası: Kısmen işletilmeye başlanılan bu yatırımı devralan kurum, gerekli koşulları sağlamak kaydıyla, toplam 4.800.000 TL’lik yatırıma katkı tutarının kalan 4.760.000 TL’lik kısmı (4.800.000 – 40.000) için indirimli kurumlar vergisinden yararlanabilecektir. Yani devralan şirket, kendisi 4.760.000 TL’lik katkı hakkını kullanmaya devam edecektir.
Not: 24/7/2025 itibarıyla alınan yeni teşvik belgelerinde, yatırımı devreden ve devralan için birlikte toplam on yıllık süre sınırı uygulanır. Yani devredenin indirim uygulamaya başladığı yıl ile devralanın devam ettiği yıllar toplamda 10 yılı aşamaz.
Özetle, yatırımınızı faaliyete geçmeden devrederseniz indirim hakkı tamamen devralana geçer; yatırım faaliyette iken devrederseniz siz kullandığınız kısımla sınırlı kalırsınız, devralan kalan hakkı kullanır. Yeni dönemdeki kurallar çerçevesinde, devir olsa dahi indirim süresi ilk yararlanma yılından itibaren toplam 10 yıl ile kısıtlıdır, bu süre devreden ve devralan arasında paylaşılarak hesaplanır.
Kullanılamayan yatırıma katkı tutarı yatırım tamamlanınca ne olur? (Endeksleme uygulaması)
Yatırımınız tamamlandığında hâlâ kullanılamamış (devletin vergi terki yoluyla karşılamadığı) bir yatırıma katkı tutarı kalmış olabilir. Özellikle yatırım döneminde kazanç elde edilemediği ya da dört yıllık diğer kazanç kullanımı sınırı nedeniyle bir kısmının kullanımı sonraya kaldığı durumlarda, yatırımınız bittiğinde katkı tutarınızın bir kısmı duruyor olabilir. Kanun, bu durumda yatırım tamamlandıktan sonra kalan katkı tutarını enflasyona karşı korumak amacıyla bir endeksleme imkânı tanımıştır.
Yatırım tamamlandığı yılı izleyen yıllarda, kullanılmamış kalan yatırıma katkı tutarı, her yıl için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. Yani katkı tutarınız, enflasyon oranında her yıl büyütülür, böylece ileriki yıllarda bu tutarı kullanırken reel değerini korur. Bu uygulama, yatırım tamamlandıktan sonra da vergi teşviki değerinin erimemesini sağlar.
Örneğin, aşağıdaki örnekte bir yatırımın tamamlanması sonrası endeksleme işlemi gösterilmektedir:
(L) A.Ş., bu katkı tutarının 800.000 TL’sini 2013–2014 yıllarında diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulayarak, 2015 hesap döneminde (yatırımın tamamlandığı yıl) 450.000 TL’sini diğer faaliyet kazançlarına, 250.000 TL’sini de yatırımın kendi kazancına indirimli vergi uygulayarak kullanmıştır. 2016 hesap döneminde ise yatırımın kendi kazancına indirimli vergi uygulayarak 300.000 TL daha katkı tutarı kullanmıştır.
Böylece, 2016 sonu itibarıyla (L) A.Ş., toplam (800.000 + 700.000 + 300.000) = 1.800.000 TL yatırıma katkı tutarı kullanmıştır. Kalan katkı tutarı 3.000.000 – 1.800.000 = 1.200.000 TL’dir.
(L) A.Ş., kalan 1.200.000 TL’lik kısmı, yatırım tamamlandıktan sonraki yıllarda endeksleme uygulayarak kullanabilecektir. 2017 yılı için yeniden değerleme oranı %5 olarak belirlendiğinde, (L) A.Ş.’nin 2017 başındaki güncellenmiş katkı tutarı: 1.200.000 TL x (1 + 0,05) = 1.260.000 TL olacaktır.
2017 hesap döneminde (L) A.Ş.’nin bu yatırımdan elde ettiği kazanç 2.500.000 TL olursa, indirimli vergi uygulayarak yararlanacağı katkı tutarı = [(2.500.000 TL x %20) – (2.500.000 TL x %4)] = 400.000 TL olacaktır. Bu kullanım sonucu 2018’e devreden katkı tutarı = 1.260.000 – 400.000 = 860.000 TL kalır. (L) A.Ş., kalan 860.000 TL’yi de 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranında arttırarak (enflasyonla güncelleyerek) sonraki yıllarda kullanabilecektir.
(Yani, her yıl kullanılmayan kısım bir sonraki yılın başında yeniden değerleme oranı (%R) kadar artırılır. Bu işlem, katkı tutarı tamamen kullanılıncaya veya on yıllık süre doluncaya kadar sürer.)
Yukarıdaki örnekte, yatırım tamamlandıktan sonra 1.200.000 TL’lik kullanılmayan katkı tutarı %5 artışla 1.260.000 TL’ye çıkarıldı ve 2017’de bunun 400.000 TL’si kullanıldı. Kalan 860.000 TL de 2018 başında yeniden değerlemeye tabi tutulacak. Bu mekanizma, kullanılamayan katkı tutarının enflasyon karşısında erimemesini sağlıyor.
Özetle, yatırımın tamamlandığı yıl sonuna kadar yararlanamadığınız yatırıma katkı tutarı, takip eden yıllarda her yıl açıklanan yeniden değerleme (enflasyon) oranı kadar büyütülür. Böylece, ileriki yıllarda indirimli vergiyle kullanacağınız tutar güncel değerine yükseltilmiş olur.
Elektrikli araç üreten şirketler için özel indirim uygulaması nedir?
Türkiye’de çevreci teknolojilerin geliştirilmesini desteklemek amacıyla, sadece elektrik motorlu taşıt üretimi yapan belirli büyük yatırımlar için indirimli kurumlar vergisi uygulamasında özel bir düzenleme vardır. Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 12. madde uyarınca, sera etkisi yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerle geliştirilmiş elektrikli taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden ve proje bazlı teşvik programına alınmış mükellefler, kazandıkları yatırıma katkı tutarını özel bir yolla kullanabilirler.
Bu özel uygulamada, yatırım teşvik belgesinde hak kazanılan yatırıma katkı tutarının bir kısmı, üretip sattıkları elektrikli araçların ilk iktisabı (ilk tescili) sırasında ödenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden yatırımcıya iade edilerek kullandırılır. Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen oranlara göre, hak edilen katkı tutarının en fazla %56,5’ine kadar olan bir kısmı, 31/12/2035 tarihine kadar üretilip satılan azami 960.000 adet elektrikli araç için geçerli olmak üzere, ödenen ÖTV’nin yatırımcıya nakden veya vergi borcuna mahsuben iadesi yoluyla kullandırılabilir.
Bu sayede, ilgili şirketler kazandıkları vergi teşvikini normalde yıllar içinde indirimli vergiyle kullanmak yerine, araç satışları üzerinden ödedikleri ÖTV’yi geri alarak daha hızlı biçimde nakde çevirebilirler. Uygulamanın detayları ilgili Cumhurbaşkanı Kararı ve Tebliğlerle düzenlenmiştir. Aşağıda bu özel duruma ilişkin bir örnek yer almaktadır:
(T) A.Ş., Temmuz 2023 başında vergi dairesine bir dilekçe ve YMM raporu ile başvurarak, ilgili üç aylık dönemde ödediği 140 milyon TL ÖTV’nin iadesini talep etmiştir. YMM raporuna göre, şirketin 5.000.000.000 TL’lik hak edilen katkı tutarının azami (5.000.000.000 x %56,5 =) 2.825.000.000 TL’sinin ÖTV iadesi yoluyla kullanılmasına izin verilmektedir.
Bu durumda, Nisan-Haziran 2023 döneminde ödenen 140.000.000 TL ÖTV, şirketin talebi doğrultusunda nakden veya vergi borcuna mahsuben iade edilebilecektir. Yani (T) A.Ş., bu dönemde ödediği ÖTV tutarını geri alarak, aynı tutarda yatırıma katkı tutarını kullanmış olacaktır.
Notlar: Elektrikli araç üreticileri için getirilen bu uygulamada bazı kısıtlara dikkat edilmelidir:
- Üretilen araçların yurt içinde ilk tescili yapılmamış (ihraç edilmiş) olması halinde ÖTV doğmadığı için iade edilecek bir tutar olmaz. Dolayısıyla, doğrudan ihraç edilen araçlar teşvik kapsamında ÖTV iadesine konu edilemez.
- Eğer araçlar yurt içinde satıldıktan sonra alıcı firma tarafından ihraç edilirse, alıcı firmanın yaptığı ihracat nedeniyle talep ettiği ÖTV iadesi, imalatçı şirket için ikinci kez iade konusu yapılamaz. Yani ödenen bir ÖTV tutarı için yalnızca bir kez iade mekanizması işler. İmalatçı, kendi aldığı iade sonrasında aynı araç için alıcının da ÖTV iadesi alması durumunda, bu durum tespit edildiğinde imalatçıya bildirilecek ve imalatçı, müteakip iade taleplerinde bu tutarı mahsup ederek düzeltme yapacaktır.
- ÖTV’si ödenmemiş (istisna uygulanmış) satışlar için elbette iade söz konusu olmaz. Örneğin, Kanun gereği ÖTV istisnasıyla satılan araçlar varsa, bunlar için şirketin iade hesabına dahil edilecek bir tutar yoktur.
- Satılan araçların daha sonra herhangi bir nedenle geri iade edilmesi (ayıplı mal gibi) ve bu nedenle alıcıya ÖTV tutarının iade edilmesi durumunda, imalatçı firmanın da iade hesabından bu tutarı düşmesi gerekir. Yani sonradan ortaya çıkan bu tür düzeltmeler, imalatçının ilk fırsatta yapacağı iade talebinde hesaptan mahsup edilir.
Görüldüğü üzere, elektrikli araç üretimi yapan teşvikli büyük yatırımlar, ÖTV iadesi mekanizması ile indirimli kurumlar vergisi desteklerini fiilen nakit olarak alabilmektedir. Bu, genel yatırıma katkı tutarının belirli bir yüzdesiyle sınırlı özel bir imkandır ve her yatırımcıya mahsus bir uygulama olmayıp, ancak ilgili şartları taşıyan stratejik yatırımlar için geçerlidir.
Yatırıma katkı tutarının %10’unun diğer vergi borçlarına mahsubu (terkin yoluyla) nasıl yapılır?
2021 yılında yapılan bir düzenleme ile (1/1/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere), yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarda hak kazanılan yatırıma katkı tutarının bir kısmının başka vergi borçlarını silmek (terkin etmek) suretiyle kullanılabilmesine imkan tanınmıştır. Bu uygulama, yatırımcıların indirimli kurumlar vergisi yoluyla uzun yıllar içinde kullanacakları katkı tutarının küçük bir bölümünü, belirli koşullarla hemen diğer vergi borçlarına karşı kullanmalarına olanak sağlar.
Terkin yoluyla kullanımın esasları kısaca şöyledir:
- Yatırımınız dolayısıyla bir hesap dönemi itibarıyla hak kazandığınız yatırıma katkı tutarının %10’una kadar olan kısmı, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar talep etmeniz halinde, ödenmiş diğer vergi borçlarınızdan düşülebilir (terkin edilebilir). Bu diğer vergilere, ÖTV ve KDV hariç tüm vergi borçları dahildir (örneğin stopaj vergileri, damga vergisi borcu gibi). Yani KDV ve ÖTV dışındaki borçlarınızın bir kısmını, kazandığınız katkı tutarıyla sildirebilirsiniz.
- Terkin talebinde bulunulabilecek tutar için ikinci bir sınır daha vardır: İndirimli kurumlar vergisi yoluyla kullandığınız katkı tutarını düşüp kalan hak edilmiş katkı tutarının %50’sini aşamaz. Başka bir deyişle, önce normal indirimli vergiyle ne kadar katkı kullandınız ve ne kadarı kaldı hesaplanır; kalan tutarın yarısı, terkin için üst limittir. Bu kural, yatırımın vergi indiriminden asgari bir kısmının yine indirimli vergi yoluyla kullanılmasını sağlamak içindir.
- Terkin talebi, her bir hesap dönemi (ve geçici vergi dönemi) için ayrı ayrı, ilgili dönem beyanından sonra yapılır. Diyelim ki 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamenizi verdiniz; bunu takip eden 2 ay içinde terkin talebinde bulunabilirsiniz. Sonraki geçici vergi dönemlerinde veya yıllık beyannamede hesaplar güncellendiğinde yeniden başvuru yapmanız gerekebilir. İlgili vergi dairesine, standart iade/terkin dilekçesi ile başvurulur.
Kullanımın mali etkisi: Diğer vergi borçlarından terkin edilen tutar kadar yatırıma katkı tutarınız kullanılmış sayılır ve bu tutarın bir misli kadarı da yatırıma katkı tutarından vazgeçilmiş sayılır. Örneğin 50.000 TL’lik vergi borcunuz terkin edildiğinde, 50.000 TL katkı tutarı kullanılmış ve ayrıca 50.000 TL katkı tutarı da iptal edilmiş (vazgeçilmiş) kabul edilir. Dolayısıyla toplam 100.000 TL’lik katkı tutarı indirimli vergi uygulaması dışında kalır. Bu mekanizma, devletin peşin tahsilinden vazgeçtiği verginin bir kısmına karşılık, ileride vazgeçmeyeceği bir kısmı dengelemek içindir. Sonuç olarak, terkin ettiğiniz tutarın iki katına denk gelen katkı tutarı için artık indirimli vergi avantajı talep edemezsiniz.
Terkin suretiyle kullanılan katkı tutarları, vergi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınır. Yani bu tutarlar indirimli kurumlar vergisi uygulamasına konu edilmeyeceği gibi, vergi hesaplamasında da gider veya indirim kabul edilmez. Bu, teknik bir muhasebe detayı olup, özünde aynı katkı tutarının ikinci kez bir vergi avantajı sağlamaması içindir.
Bu kuralların işleyişini bir örnekle açıklayalım:
Öncelikle 2023/3 dönemi için normal indirimli vergi hesaplaması yapalım:
Toplam yatırıma katkı tutarı = 10.000.000 TL x %30 = 3.000.000 TL
3. geçici vergi dönemi sonu itibarıyla hak kazanılan katkı = 2.000.000 TL x %30 = 600.000 TL (dönem sonunda 2 milyon TL yatırım yapılmış varsayıyoruz)
Bu dönemde yatırımla elde edilen 1.000.000 TL kazanç için indirimli vergi uygulanacaktır. KV oranı %25, indirim oranı %50 olduğundan indirimli vergi oranı %12,5 olacaktır:
- Yatırımdan elde edilen kazanç: 1.000.000 TL
- Normal durumda ödenecek KV (1.000.000 x %25): 250.000 TL
- İndirimli (%12,5) oranla hesaplanan KV: 125.000 TL
- Yararlanılan katkı tutarı (250.000 – 125.000): 125.000 TL
(B) A.Ş., 3. geçici dönem itibarıyla 1.000.000 TL yatırım kazancına indirimli vergi uygulayarak 125.000 TL vergi avantajı elde etmiştir. Dolayısıyla 600.000 TL’lik hak edilmiş katkı tutarının 125.000 TL’si kullanılmış, kalan 475.000 TL ileriki dönemlere devretmiştir.
Şirket, 22/5/2023 tarihinde (ilgili geçici vergi beyanından sonra) bir dilekçeyle 32/A maddesi sekizinci fıkrası kapsamında katkı tutarının %10’unun diğer vergi borçlarından terkini talep etmiştir. Kasım 2023’e ait ödenmesi gereken muhtasar (stopaj) ve damga vergisi borçları toplam 80.000 TL tutarındadır.
Terkin edilebilecek tutar hesaplanması:
- sınır: Hak edilen katkı tutarının %10’u = 600.000 TL x %10 = 60.000 TL
(Şirket bu dönemde en fazla 60.000 TL’lik katkı tutarını terkinle kullanabilir.) - sınır: [(Hak edilen katkı – kullanılmış katkı) / 2] = (600.000 – 125.000) / 2 = 475.000 / 2 = 237.500 TL
(Terkin talebi üst sınırı: kalan 475.000 TL’nin yarısı = 237.500 TL. Bu, 1. sınırdan yüksek olduğundan 1. sınır geçerli olacak.)
Burada 1. sınır olan 60.000 TL, şirketin terkin yoluyla kullanabileceği azami katkı tutarıdır (zaten 2. sınır daha yüksek). Şirketin ödenmesi gereken diğer vergi borcu 80.000 TL idi. 60.000 TL’lik katkı tutarı, bu borcun altında kaldığı için, şirket talebi doğrultusunda 60.000 TL’lik vergi borcu terkin edilebilecektir. Yani Kasım 2023’te ödenmesi gereken muhtasar ve damga
Sonuç
İndirimli kurumlar vergisi uygulaması, doğru anlaşılıp uygun şekilde kullanıldığında yatırım maliyetlerini önemli ölçüde azaltabilen güçlü bir teşvik aracıdır. Bu rehberde ele aldığımız gibi, yatırım teşvik belgesi alan kurumlar belirli oranlarda vergi indirimlerinden yararlanarak yatırımlarının bir kısmını vergi avantajıyla finanse edebilirler. İndirimli vergi dönemi on yıl gibi bir süre ile sınırlı olsa da, bu süre zarfında sağlanan vergi tasarrufu yatırımcılar için ciddi bir destek anlamına gelir. Yatırıma katkı oranı, vergi indirim oranı, kullanılmayan katkıların endekslenmesi gibi teknik konular ilk bakışta karmaşık görünse de, örneklerle açıklanan bu mekanizmalar yatırımcıların lehine çalışmaktadır.
Elbette, teşviklerden tam yararlanabilmek için mevzuata tam uyum sağlamak ve yatırımı öngörülen şartlarda tamamlamak kritik önem taşır. Aksi halde, yararlanılan indirimli vergilerin faizli olarak geri ödenmesi söz konusu olabilir. Yatırım döneminde diğer faaliyet kazançlarına tanınan sınırlı indirim imkanı, yatırımlar tamamlanana dek nakit akışına katkı sağlayabilecek esnek bir uygulamadır. Ayrıca, elektrikli araç üretimi gibi stratejik sektörlerde sağlanan özel indirim ve ÖTV iadesi imkanları, Türkiye’nin öncelikli gördüğü alanlardaki yatırımları teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
Özetle, indirimli kurumlar vergisi uygulamasından azami faydayı sağlamak isteyen mükelleflerin, teşvik belgesi şartlarını dikkatle takip etmeleri, süre ve oran sınırlamalarına riayet etmeleri ve her hesap döneminde azami kullanılabilir katkı tutarını değerlendirmeleri gerekmektedir. Bu şekilde, yasal çerçevede sunulan vergi indirimini maksimize ederek yatırımlarını daha kârlı ve sürdürülebilir hale getirebilirler. Bu rehberde yer alan kapsamlı bilgiler ve örnekler, uygulamanın tüm yönlerini açıklayarak sizlere yol göstermeyi amaçlamaktadır. Artık indirimli kurumlar vergisi teşvikini tüm boyutlarıyla bildiğinize göre, yatırım kararlarınızı ve vergi planlamanızı bu avantajları göz önünde bulundurarak yapabilirsiniz.
