Genel Vergi Rehberi İndirimli Kurumlar Vergisi Vergi İndirimleri ve İstisnalar Yatırım Teşvik Sistemi

İndirimli Kurumlar Vergisi Devir ve Özel Durumlar

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım devredilirse indirim hakkı ne olur?

Yatırımın el değiştirmesi, indirimli kurumlar vergisi uygulamasını duruma göre farklı etkiler:

  • Yatırım, işletmeye geçmeden önce devredilirse: Kurumlar Vergisi Kanunu 32/A maddesi uyarınca, eğer yatırım faaliyete geçmeden (tamamlanmadan) başka bir kuruma devredilirse, devralan kurum ilgili mevzuattaki tüm koşulları aynen sağlamak kaydıyla indirimli vergi uygulamasından yararlanmaya devam edebilir. Bu durumda devreden kurum, yatırım henüz faaliyete geçmediği için kendisi indirimli vergiden hiç yararlanamamış olur ve yararlanması da mümkün değildir. Tüm hak, devralan tarafa geçer.
  • Yatırım, kısmen veya tamamen faaliyete başladıktan sonra devredilirse: Yatırımınız işletmeyi kısmen veya tamamen faaliyete geçirdikten sonra devredilirse, devir tarihine kadar siz (devreden) indirimli vergiden yararlandınız demektir, devir tarihinden sonra ise devralan kalan haklardan yararlanabilir. Elbette devralan kurumun da teşvik mevzuatında belirtilen koşulları yerine getirmesi şarttır. Devreden olarak siz, devre kadar kullandığınız vergi indiriminden sorumlusunuz; devralan ise kalan yatırıma katkı tutarını kendi dönemlerinde kullanabilir.

Aşağıdaki örnek, yatırımın kısmen işletmeye geçmesinden sonra devredilmesi durumunu sayısal olarak açıklamaktadır:

Örnek(K) A.Ş.’nin teşvik belgeli yatırımının toplam tutarı 8.000.000 TL’dir. (K) A.Ş., 2015 yılında yatırıma başlamış ve bu dönemde 2.000.000 TL harcama yapmıştır. Kısmen işletilmeye başlayan bu yatırımdan 2015 yılında 250.000 TL kazanç elde edilmiştir. (K) A.Ş., yatırımını 2015 yılının sonunda – yatırım kısmen işletilmeye başlamışken – başka bir şirkete devretmiştir. (Yatırıma katkı oranı: %60, vergi indirim oranı: %80.)

Hesaplamalar (devir öncesi):
Yatırıma katkı tutarı = 8.000.000 TL x %60 = 4.800.000 TL
2015 yılında hak kazanılan katkı = 2.000.000 TL x %60 = 1.200.000 TL
Yatırımdan elde edilen kazanca kurumlar vergisi %80 indirimli uygulanacağı için, katkı tutarına ulaşıncaya kadar yatırım kazancı [%20 – (%20 x %80) =] %4 oranında vergilendirilecektir.

(K) A.Ş.’nin 2015 yılında yatırımdan elde ettiği 250.000 TL kazanç üzerinden %4 oranında hesaplanan kurumlar vergisi 10.000 TL olacaktır. Bu ilk yılda yararlanılan katkı tutarı ise: [(250.000 TL x %20) – (250.000 TL x %4)] = 40.000 TL’dir. (Normalde 50.000 TL vergi ödenecekken 10.000 TL ödendi, 40.000 TL vergi avantajı sağlandı.)

Devir sonrası: Kısmen işletilmeye başlanılan bu yatırımı devralan kurum, gerekli koşulları sağlamak kaydıyla, toplam 4.800.000 TL’lik yatırıma katkı tutarının kalan 4.760.000 TL’lik kısmı (4.800.000 – 40.000) için indirimli kurumlar vergisinden yararlanabilecektir. Yani devralan şirket, kendisi 4.760.000 TL’lik katkı hakkını kullanmaya devam edecektir.

Not: 24/7/2025 itibarıyla alınan yeni teşvik belgelerinde, yatırımı devreden ve devralan için birlikte toplam on yıllık süre sınırı uygulanır. Yani devredenin indirim uygulamaya başladığı yıl ile devralanın devam ettiği yıllar toplamda 10 yılı aşamaz.

Özetle, yatırımınızı faaliyete geçmeden devrederseniz indirim hakkı tamamen devralana geçer; yatırım faaliyette iken devrederseniz siz kullandığınız kısımla sınırlı kalırsınız, devralan kalan hakkı kullanır. Yeni dönemdeki kurallar çerçevesinde, devir olsa dahi indirim süresi ilk yararlanma yılından itibaren toplam 10 yıl ile kısıtlıdır, bu süre devreden ve devralan arasında paylaşılarak hesaplanır.

Kullanılamayan yatırıma katkı tutarı yatırım tamamlanınca ne olur? (Endeksleme uygulaması)

Yatırımınız tamamlandığında hâlâ kullanılamamış (devletin vergi terki yoluyla karşılamadığı) bir yatırıma katkı tutarı kalmış olabilir. Özellikle yatırım döneminde kazanç elde edilemediği ya da dört yıllık diğer kazanç kullanımı sınırı nedeniyle bir kısmının kullanımı sonraya kaldığı durumlarda, yatırımınız bittiğinde katkı tutarınızın bir kısmı duruyor olabilir. Kanun, bu durumda yatırım tamamlandıktan sonra kalan katkı tutarını enflasyona karşı korumak amacıyla bir endeksleme imkânı tanımıştır.

Yatırım tamamlandığı yılı izleyen yıllarda, kullanılmamış kalan yatırıma katkı tutarı, her yıl için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. Yani katkı tutarınız, enflasyon oranında her yıl büyütülür, böylece ileriki yıllarda bu tutarı kullanırken reel değerini korur. Bu uygulama, yatırım tamamlandıktan sonra da vergi teşviki değerinin erimemesini sağlar.

Örneğin, aşağıdaki örnekte bir yatırımın tamamlanması sonrası endeksleme işlemi gösterilmektedir:

Örnek(L) A.Ş., teşvik belgeli yatırımına 2013 yılında başlamış ve 15/10/2015 tarihinde yatırımını tamamlayıp 1/11/2015 tarihinde tamamen işletmeye geçmiştir. Yatırımın yatırıma katkı oranı %50, vergi indirim oranı %80’dir ve toplam yatırıma katkı tutarı 3.000.000 TL olarak hesaplanmıştır.

(L) A.Ş., bu katkı tutarının 800.000 TL’sini 2013–2014 yıllarında diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi uygulayarak, 2015 hesap döneminde (yatırımın tamamlandığı yıl) 450.000 TL’sini diğer faaliyet kazançlarına, 250.000 TL’sini de yatırımın kendi kazancına indirimli vergi uygulayarak kullanmıştır. 2016 hesap döneminde ise yatırımın kendi kazancına indirimli vergi uygulayarak 300.000 TL daha katkı tutarı kullanmıştır.

Böylece, 2016 sonu itibarıyla (L) A.Ş., toplam (800.000 + 700.000 + 300.000) = 1.800.000 TL yatırıma katkı tutarı kullanmıştır. Kalan katkı tutarı 3.000.000 – 1.800.000 = 1.200.000 TL’dir.

(L) A.Ş., kalan 1.200.000 TL’lik kısmı, yatırım tamamlandıktan sonraki yıllarda endeksleme uygulayarak kullanabilecektir. 2017 yılı için yeniden değerleme oranı %5 olarak belirlendiğinde, (L) A.Ş.’nin 2017 başındaki güncellenmiş katkı tutarı: 1.200.000 TL x (1 + 0,05) = 1.260.000 TL olacaktır.

2017 hesap döneminde (L) A.Ş.’nin bu yatırımdan elde ettiği kazanç 2.500.000 TL olursa, indirimli vergi uygulayarak yararlanacağı katkı tutarı = [(2.500.000 TL x %20) – (2.500.000 TL x %4)] = 400.000 TL olacaktır. Bu kullanım sonucu 2018’e devreden katkı tutarı = 1.260.000 – 400.000 = 860.000 TL kalır. (L) A.Ş., kalan 860.000 TL’yi de 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranında arttırarak (enflasyonla güncelleyerek) sonraki yıllarda kullanabilecektir.

(Yani, her yıl kullanılmayan kısım bir sonraki yılın başında yeniden değerleme oranı (%R) kadar artırılır. Bu işlem, katkı tutarı tamamen kullanılıncaya veya on yıllık süre doluncaya kadar sürer.)

Yukarıdaki örnekte, yatırım tamamlandıktan sonra 1.200.000 TL’lik kullanılmayan katkı tutarı %5 artışla 1.260.000 TL’ye çıkarıldı ve 2017’de bunun 400.000 TL’si kullanıldı. Kalan 860.000 TL de 2018 başında yeniden değerlemeye tabi tutulacak. Bu mekanizma, kullanılamayan katkı tutarının enflasyon karşısında erimemesini sağlıyor.

Özetle, yatırımın tamamlandığı yıl sonuna kadar yararlanamadığınız yatırıma katkı tutarı, takip eden yıllarda her yıl açıklanan yeniden değerleme (enflasyon) oranı kadar büyütülür. Böylece, ileriki yıllarda indirimli vergiyle kullanacağınız tutar güncel değerine yükseltilmiş olur.

Elektrikli araç üreten şirketler için özel indirim uygulaması nedir?

Türkiye’de çevreci teknolojilerin geliştirilmesini desteklemek amacıyla, sadece elektrik motorlu taşıt üretimi yapan belirli büyük yatırımlar için indirimli kurumlar vergisi uygulamasında özel bir düzenleme vardır. Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 12. madde uyarınca, sera etkisi yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerle geliştirilmiş elektrikli taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden ve proje bazlı teşvik programına alınmış mükellefler, kazandıkları yatırıma katkı tutarını özel bir yolla kullanabilirler.

Bu özel uygulamada, yatırım teşvik belgesinde hak kazanılan yatırıma katkı tutarının bir kısmı, üretip sattıkları elektrikli araçların ilk iktisabı (ilk tescili) sırasında ödenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden yatırımcıya iade edilerek kullandırılır. Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen oranlara göre, hak edilen katkı tutarının en fazla %56,5’ine kadar olan bir kısmı, 31/12/2035 tarihine kadar üretilip satılan azami 960.000 adet elektrikli araç için geçerli olmak üzere, ödenen ÖTV’nin yatırımcıya nakden veya vergi borcuna mahsuben iadesi yoluyla kullandırılabilir.

Bu sayede, ilgili şirketler kazandıkları vergi teşvikini normalde yıllar içinde indirimli vergiyle kullanmak yerine, araç satışları üzerinden ödedikleri ÖTV’yi geri alarak daha hızlı biçimde nakde çevirebilirler. Uygulamanın detayları ilgili Cumhurbaşkanı Kararı ve Tebliğlerle düzenlenmiştir. Aşağıda bu özel duruma ilişkin bir örnek yer almaktadır:

Örnek(T) A.Ş., yalnızca elektrik motorlu araç üretimine yönelik proje bazlı teşvik kararı almış ve yatırım teşvik belgesi düzenlenmiştir. 2023 yılı Nisan ayı itibarıyla yatırımın bir kısmını tamamlayan ve 5.000.000.000 TL hak kazanılan yatırıma katkı tutarı bulunan şirket, 1 Nisan – 30 Haziran 2023 tarihleri arasında ürettiği 2.000 adet elektrikli taşıtın satışını gerçekleştirmiştir. Bu satışlar dolayısıyla müşterilerden ilk tescil için 140.000.000 TL ÖTV tahsil edilmiş ve vergi dairesine ödenmiştir.

(T) A.Ş., Temmuz 2023 başında vergi dairesine bir dilekçe ve YMM raporu ile başvurarak, ilgili üç aylık dönemde ödediği 140 milyon TL ÖTV’nin iadesini talep etmiştir. YMM raporuna göre, şirketin 5.000.000.000 TL’lik hak edilen katkı tutarının azami (5.000.000.000 x %56,5 =) 2.825.000.000 TL’sinin ÖTV iadesi yoluyla kullanılmasına izin verilmektedir.

Bu durumda, Nisan-Haziran 2023 döneminde ödenen 140.000.000 TL ÖTV, şirketin talebi doğrultusunda nakden veya vergi borcuna mahsuben iade edilebilecektir. Yani (T) A.Ş., bu dönemde ödediği ÖTV tutarını geri alarak, aynı tutarda yatırıma katkı tutarını kullanmış olacaktır.

Notlar: Elektrikli araç üreticileri için getirilen bu uygulamada bazı kısıtlara dikkat edilmelidir:

  • Üretilen araçların yurt içinde ilk tescili yapılmamış (ihraç edilmiş) olması halinde ÖTV doğmadığı için iade edilecek bir tutar olmaz. Dolayısıyla, doğrudan ihraç edilen araçlar teşvik kapsamında ÖTV iadesine konu edilemez.
  • Eğer araçlar yurt içinde satıldıktan sonra alıcı firma tarafından ihraç edilirse, alıcı firmanın yaptığı ihracat nedeniyle talep ettiği ÖTV iadesi, imalatçı şirket için ikinci kez iade konusu yapılamaz. Yani ödenen bir ÖTV tutarı için yalnızca bir kez iade mekanizması işler. İmalatçı, kendi aldığı iade sonrasında aynı araç için alıcının da ÖTV iadesi alması durumunda, bu durum tespit edildiğinde imalatçıya bildirilecek ve imalatçı, müteakip iade taleplerinde bu tutarı mahsup ederek düzeltme yapacaktır.
  • ÖTV’si ödenmemiş (istisna uygulanmış) satışlar için elbette iade söz konusu olmaz. Örneğin, Kanun gereği ÖTV istisnasıyla satılan araçlar varsa, bunlar için şirketin iade hesabına dahil edilecek bir tutar yoktur.
  • Satılan araçların daha sonra herhangi bir nedenle geri iade edilmesi (ayıplı mal gibi) ve bu nedenle alıcıya ÖTV tutarının iade edilmesi durumunda, imalatçı firmanın da iade hesabından bu tutarı düşmesi gerekir. Yani sonradan ortaya çıkan bu tür düzeltmeler, imalatçının ilk fırsatta yapacağı iade talebinde hesaptan mahsup edilir.

Görüldüğü üzere, elektrikli araç üretimi yapan teşvikli büyük yatırımlar, ÖTV iadesi mekanizması ile indirimli kurumlar vergisi desteklerini fiilen nakit olarak alabilmektedir. Bu, genel yatırıma katkı tutarının belirli bir yüzdesiyle sınırlı özel bir imkandır ve her yatırımcıya mahsus bir uygulama olmayıp, ancak ilgili şartları taşıyan stratejik yatırımlar için geçerlidir.

Yatırıma katkı tutarının %10’unun diğer vergi borçlarına mahsubu (terkin yoluyla) nasıl yapılır?

2021 yılında yapılan bir düzenleme ile (1/1/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere), yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarda hak kazanılan yatırıma katkı tutarının bir kısmının başka vergi borçlarını silmek (terkin etmek) suretiyle kullanılabilmesine imkan tanınmıştır. Bu uygulama, yatırımcıların indirimli kurumlar vergisi yoluyla uzun yıllar içinde kullanacakları katkı tutarının küçük bir bölümünü, belirli koşullarla hemen diğer vergi borçlarına karşı kullanmalarına olanak sağlar.

Terkin yoluyla kullanımın esasları kısaca şöyledir:

  • Yatırımınız dolayısıyla bir hesap dönemi itibarıyla hak kazandığınız yatırıma katkı tutarının %10’una kadar olan kısmı, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar talep etmeniz halinde, ödenmiş diğer vergi borçlarınızdan düşülebilir (terkin edilebilir). Bu diğer vergilere, ÖTV ve KDV hariç tüm vergi borçları dahildir (örneğin stopaj vergileri, damga vergisi borcu gibi). Yani KDV ve ÖTV dışındaki borçlarınızın bir kısmını, kazandığınız katkı tutarıyla sildirebilirsiniz.
  • Terkin talebinde bulunulabilecek tutar için ikinci bir sınır daha vardır: İndirimli kurumlar vergisi yoluyla kullandığınız katkı tutarını düşüp kalan hak edilmiş katkı tutarının %50’sini aşamaz. Başka bir deyişle, önce normal indirimli vergiyle ne kadar katkı kullandınız ve ne kadarı kaldı hesaplanır; kalan tutarın yarısı, terkin için üst limittir. Bu kural, yatırımın vergi indiriminden asgari bir kısmının yine indirimli vergi yoluyla kullanılmasını sağlamak içindir.
  • Terkin talebi, her bir hesap dönemi (ve geçici vergi dönemi) için ayrı ayrı, ilgili dönem beyanından sonra yapılır. Diyelim ki 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamenizi verdiniz; bunu takip eden 2 ay içinde terkin talebinde bulunabilirsiniz. Sonraki geçici vergi dönemlerinde veya yıllık beyannamede hesaplar güncellendiğinde yeniden başvuru yapmanız gerekebilir. İlgili vergi dairesine, standart iade/terkin dilekçesi ile başvurulur.

Kullanımın mali etkisi: Diğer vergi borçlarından terkin edilen tutar kadar yatırıma katkı tutarınız kullanılmış sayılır ve bu tutarın bir misli kadarı da yatırıma katkı tutarından vazgeçilmiş sayılır. Örneğin 50.000 TL’lik vergi borcunuz terkin edildiğinde, 50.000 TL katkı tutarı kullanılmış ve ayrıca 50.000 TL katkı tutarı da iptal edilmiş (vazgeçilmiş) kabul edilir. Dolayısıyla toplam 100.000 TL’lik katkı tutarı indirimli vergi uygulaması dışında kalır. Bu mekanizma, devletin peşin tahsilinden vazgeçtiği verginin bir kısmına karşılık, ileride vazgeçmeyeceği bir kısmı dengelemek içindir. Sonuç olarak, terkin ettiğiniz tutarın iki katına denk gelen katkı tutarı için artık indirimli vergi avantajı talep edemezsiniz.

Terkin suretiyle kullanılan katkı tutarları, vergi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınır. Yani bu tutarlar indirimli kurumlar vergisi uygulamasına konu edilmeyeceği gibi, vergi hesaplamasında da gider veya indirim kabul edilmez. Bu, teknik bir muhasebe detayı olup, özünde aynı katkı tutarının ikinci kez bir vergi avantajı sağlamaması içindir.

Bu kuralların işleyişini bir örnekle açıklayalım:

Örnek(B) A.Ş., 2023 yılında başladığı teşvik belgeli yatırımı için toplam 10.000.000 TL tutarında harcama yapmıştır (Yatırıma katkı oranı %30, vergi indirim oranı %50). 2023 yılının üçüncü geçici vergi döneminde yatırım kısmen işletilmeye başlanmış ve (B) A.Ş. bu dönemde yatırımdan 1.000.000 TL kazanç elde etmiştir.

Öncelikle 2023/3 dönemi için normal indirimli vergi hesaplaması yapalım:
Toplam yatırıma katkı tutarı = 10.000.000 TL x %30 = 3.000.000 TL
3. geçici vergi dönemi sonu itibarıyla hak kazanılan katkı = 2.000.000 TL x %30 = 600.000 TL (dönem sonunda 2 milyon TL yatırım yapılmış varsayıyoruz)

Bu dönemde yatırımla elde edilen 1.000.000 TL kazanç için indirimli vergi uygulanacaktır. KV oranı %25, indirim oranı %50 olduğundan indirimli vergi oranı %12,5 olacaktır:

  • Yatırımdan elde edilen kazanç: 1.000.000 TL
  • Normal durumda ödenecek KV (1.000.000 x %25): 250.000 TL
  • İndirimli (%12,5) oranla hesaplanan KV: 125.000 TL
  • Yararlanılan katkı tutarı (250.000 – 125.000): 125.000 TL

(B) A.Ş., 3. geçici dönem itibarıyla 1.000.000 TL yatırım kazancına indirimli vergi uygulayarak 125.000 TL vergi avantajı elde etmiştir. Dolayısıyla 600.000 TL’lik hak edilmiş katkı tutarının 125.000 TL’si kullanılmış, kalan 475.000 TL ileriki dönemlere devretmiştir.

Şirket, 22/5/2023 tarihinde (ilgili geçici vergi beyanından sonra) bir dilekçeyle 32/A maddesi sekizinci fıkrası kapsamında katkı tutarının %10’unun diğer vergi borçlarından terkini talep etmiştir. Kasım 2023’e ait ödenmesi gereken muhtasar (stopaj) ve damga vergisi borçları toplam 80.000 TL tutarındadır.

Terkin edilebilecek tutar hesaplanması:

  • sınır: Hak edilen katkı tutarının %10’u = 600.000 TL x %10 = 60.000 TL
    (Şirket bu dönemde en fazla 60.000 TL’lik katkı tutarını terkinle kullanabilir.)
  • sınır: [(Hak edilen katkı – kullanılmış katkı) / 2] = (600.000 – 125.000) / 2 = 475.000 / 2 = 237.500 TL
    (Terkin talebi üst sınırı: kalan 475.000 TL’nin yarısı = 237.500 TL. Bu, 1. sınırdan yüksek olduğundan 1. sınır geçerli olacak.)

Burada 1. sınır olan 60.000 TL, şirketin terkin yoluyla kullanabileceği azami katkı tutarıdır (zaten 2. sınır daha yüksek). Şirketin ödenmesi gereken diğer vergi borcu 80.000 TL idi. 60.000 TL’lik katkı tutarı, bu borcun altında kaldığı için, şirket talebi doğrultusunda 60.000 TL’lik vergi borcu terkin edilebilecektir. Yani Kasım 2023’te ödenmesi gereken muhtasar ve damga

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu web sitesi, Atlas Nestor Danışmanlık tarafından; yatırım teşvik sistemi ve indirimli kurumlar vergisi uygulamalarına ilişkin doğru ve güncel bilgi sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

 

İçeriklerimizden Anında Haberdar Olun

    E-posta bültenimize kayıt olarak tüm içeriklerimizden anında haberdar olabilirsiniz.

    Digitolye @2026. Tüm Hakları Saklıdır.