Tevsi (genişletme) yatırımlarda indirimli vergi nasıl uygulanır?
Tevsi yatırım, mevcut bir işletmede kapasite artışı veya genişletme amacıyla yapılan ilave yatırım demektir. Tevsi yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi uygulaması, yatırımınızdan elde edilen kazancın mevcut işletme kazancından nasıl ayrıştırılacağına bağlıdır. Burada iki durum söz konusu:
- Tevsi yatırım kazancını ayrı izleyebilmek: Eğer genişletme yatırımınızdan doğan kazançları işletmenizin muhasebesinde diğer faaliyet kazançlarınızdan ayrı olarak tespit edebiliyorsanız, bu kazançlar doğrudan indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanır. Örneğin, genişletme sonucu oluşan yeni üretim hattının karını ayrı bir hesapta takip ediyorsanız, bu kar indirimli vergiye tabi olabilir.
- Kazanç ayrı izlenemiyorsa (birleşik ise): Tevsi yatırımla elde edilen ilave kazanç, işletmenin toplam karından ayrılamıyorsa, vergi indirimine tabi tutulacak kazanç tutarını oransal bir hesaplamayla belirlemeniz gerekir. Bu hesaplama, yapılan tevsi yatırım harcamasının, dönem sonu itibarıyla işletmenin aktifine kayıtlı toplam sabit kıymet tutarına oranlanması suretiyle yapılır. Yani, yeni yatırımın maddi duran varlıklar içindeki payı ne ise, toplam dönem karının o kadarlık kısmı indirimli vergiye tabi kazanç kabul edilir.
Bu yöntem bir tercih hakkı değildir, kazancınızı ayrı izleyemiyorsanız oransal hesaplama yapmak zorundasınız. Oransal hesaplamada, dönem sonu toplam sabit kıymet tutarına arsa, arazi gibi amortismana tabi olmayan varlıklar dahil edilmez; amortismana tabi varlıklar ise brüt (birikmiş amortisman düşülmeden önceki) tutarlarıyla dikkate alınır. Ayrıca enflasyon düzeltmesi yapılmış değerler varsa, sabit kıymetlerin düzeltilmiş değerleri kullanılır.
Birden fazla tevsi yatırımınız varsa, hesaplamada işletmedeki tüm sabit kıymetlerin toplamı baz alınır (sadece ilgili bölüme ait değil, tüm aktif sabit kıymetler toplanır).
Tevsi yatırımlarda hak kazanılan yatırıma katkı tutarına birkaç yılda ulaşılabilir. Bu durumda her yıl sonunda oranlamayı yeniden yaparak o yıla ait indirimli vergiye tabi kazanç tutarını hesaplamak gerekir. Geçici vergi dönemlerinde de aynı şekilde, ilgili geçici vergi dönemi sonu değerlerini kullanarak hesaplama yapılır.
Konuyu somutlaştırmak için bir tevsi yatırım örneği inceleyelim:
2014 hesap döneminde şirketin ticari bilanço karı 200.000 TL, kurumlar vergisi matrahı ise 100.000 TL’dir. Tevsi yatırımla elde edilen kazanç ayrı tespit edilememektedir (genişleme yatırımının karını ayrı ayıramıyoruz). (Yatırıma katkı oranı: %40, vergi indirim oranı: %70)
(H) A.Ş.’nin 2014 yılı sonunda aktifine kayıtlı sabit kıymetlerinin amortisman öncesi brüt tutarları aşağıdaki gibidir:
- 250-Arazi ve Arsalar: 750.000 TL
- 252-Binalar: 2.000.000 TL
- 255-Demirbaşlar: 1.000.000 TL
- 258-Yapılmakta Olan Yatırımlar: 1.000.000 TL
- TOPLAM (brüt): 4.750.000 TL
Bu toplam değerin içinde amortismana tabi olmayan boş arazi ve arsa tutarı 750.000 TL’dir. Arazi ve arsa indirimli vergi hesaplamasında dikkate alınmayacağı için, hesaplamaya esas alınacak sabit kıymet tutarı 4.750.000 – 750.000 = 4.000.000 TL olarak dikkate alınacaktır.
Tevsi yatırımla oransal kazanç hesaplaması:
Tevsi yatırıma isabet eden kazanç tutarı = (Gerçekleşen tevsi yatırım harcaması / Dönem sonu toplam sabit kıymet tutarı) x Ticari bilanço kârı
= (1.000.000 TL / 4.000.000 TL) x 200.000 TL
= %25 x 200.000 TL
= 50.000 TL
Buna göre, indirimli kurumlar vergisine tabi tutulacak kazanç matrahı 50.000 TL’dir. (H) A.Ş.’nin 2014 yılı kurumlar vergisi matrahı 100.000 TL olduğundan, bunun 50.000 TL’lik kısmı indirimli vergiye tabi olacak, kalan 50.000 TL normal oranda vergilenecektir.)
Yatırıma katkı oranı %40 olduğuna göre, toplam yatırıma katkı tutarı = 1.000.000 TL x %40 = 400.000 TL’dir.
2014 yılı indirimli vergi hesaplaması:
- Kurumlar vergisi matrahı (toplam): 100.000 TL
- İndirimli vergi oranı = [%20 – (%20 x %70)] = %6 (normal oran %20, %70 indirim olunca kalan %6 uygulanır)
- İndirimli orana tabi matrah: 50.000 TL (yukarıda hesapladığımız tevsi kazanç tutarı)
- Bu kısım üzerinden vergi = 50.000 x %6 = 3.000 TL
- Genel orana tabi matrah: 50.000 TL (100.000 – 50.000 kalan kısım)
- Bu kısım üzerinden vergi = 50.000 x %20 = 10.000 TL
- Ödenecek toplam vergi = 3.000 + 10.000 = 13.000 TL
Bu durumda, indirimli vergi uygulanması sayesinde (H) A.Ş.’nin 7.000 TL daha az vergi ödemesi sağlanmıştır (normalde 100.000 TL x %20 = 20.000 TL vergi olacaktı, indirimli vergi ile 13.000 TL ödendi, aradaki fark 7.000 TL’dir). İşte bu 7.000 TL, 2014 yılında tevsi yatırım nedeniyle yararlanılan yatırıma katkı tutarıdır. (H) A.Ş.’nin o yıl hak kazandığı 400.000 TL’lik katkı tutarının yalnızca 7.000 TL’si kullanılmış, kalan 393.000 TL gelecek dönemlere devretmiştir.)
Not: (H) A.Ş., yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden kazanç elde etmiş olsaydı, şartları taşıması kaydıyla bu kazançlarına da indirimli vergi uygulanabilirdi. (Örneğin tevsi yatırım sürerken başka faaliyet karı olsaydı ilk dört yıl kuralı çerçevesinde onlara da indirim mümkün olabilecekti.)
24/7/2025 sonrasında alınan teşvik belgelerinde ise, tevsi yatırımlar için de on yıllık süre sınırı geçerlidir. Yani tevsi yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırım tamamlandığında kullanılmayan katkı kalmışsa bile, ilk indirim uygulanan dönem dahil azami on yıl boyunca indirimli vergi uygulanabilir. Diğer faaliyet kazançlarına indirim uygulanması da yine dört dönem ile sınırlıdır.
Örneğimizde tevsi yatırım kazancının ayrı izlenemediği durumda oransal bir hesaplamayla indirimli vergiye tabi kazanç belirlendi. Sonuç olarak, 50.000 TL’lik kazanca indirimli vergi uygulanarak 7.000 TL vergi avantajı elde edildi ve toplam 400.000 TL katkı hakkının 393.000 TL’si ileriki yıllara kaldı. Genişletme yatırımları için kritik nokta, yatırımın getirdiği karı doğru belirlemek ve yalnızca o kısma indirimli vergi uygulamaktır.
Yatırım tamamlanmaz veya teşvik şartlarına uyulmazsa ne olur?
İndirimli kurumlar vergisi avantajından yararlanmak için, yatırımın teşvik belgesindeki şartlara uygun şekilde tamamlanması ve işletmeye alınması gerekmektedir. Eğer yatırım teşvik belgesinde öngörülen şartlar yerine getirilmez, yatırım öngörüldüğü gibi tamamlanamazsa veya teşvik kapsamında olmadığı halde indirimli vergi uygulanırsa, sağlanan vergi avantajları geri alınır.
Başka bir ifadeyle, yatırımınız fiilen tamamlanmaz ve işletmeye geçmezse (özellikle yatırım döneminde indirimli vergiden faydalanmışsanız), indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler devlet tarafından sizden tahsil edilir. Bu tahsilat yapılırken vergi ziyaı cezası uygulanmaz, ancak yararlanılan tutarlar için gecikme faizi hesaplanır. Yani eksik ödenen vergiyi faiz ile birlikte ödersiniz fakat ceza kesilmez.
Aynı şekilde, Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen koşullara uyulmazsa – örneğin diğer faaliyet kazançlarına indirim uygularken izin verilen oranı aşıp fazla kullanım olursa veya on yıllık süre aşılarak indirimli vergi uygulanmaya devam edilirse – yine zamanında ödenmemiş vergiler gecikme faiziyle geri alınır (cezasız). Bu durumlar, teşvik şartlarına uyulmaması olarak değerlendirildiğinden avantaj iptal edilir.
Bunun dışında, teşvik kapsamı dışında olmasına rağmen haksız şekilde indirimli vergi uygulanmışsa (örneğin yararlanma hakkı olmayan bir kazanca yanlışlıkla indirimli oran uygulanması gibi), bu durumda vergi ziyaı söz konusu olacağından normal vergi cezası hükümleri devreye girer. Kısaca, haksız yararlanılan indirimli vergi her halükarda geri alınır; şart ihlallerinde faizli geri alma olurken, bariz haksız kullanımlarda vergi ziyaı cezası da uygulanabilir.
